Bu Blogda Ara

15 Temmuz 2009 Çarşamba

Bir an için beni terk ettiğini düşünüyorum...

Nereye baksam nostaljik bir havasını daha keşfediyorum buranın ... Çok sık geldiğim bir yer oysaki ... her zaman ki masada ve hatta aynı sandalyede oturmuşum . Dişlerimi sıkmışım bekliyorum. Çok karamsar bir gün değil aslında ve dişlerimi sıkışımın da bununla bir alakası olduğunu sanmıyorum . Burada ayılmış gibiyim sanki bu güne ait bir kare bile yok gözümün önünde ... Masanın üstünde benim için hazırlanmış bir şey göremiyorum . Acaba ne kadar zamandır buradayım . Kafamı kaldırıp garsonu çağırıyorum.

- Bir buzlu çay alabilir miyim ?
- Elbette .
- Teşekkürler .

Kısa diyalogundan sonra kaldığım yerden sürdürüyorum düşünce jimnastiğimi ... Kötümser olmak istemiyorum. Ama hiçbir şey hatırlamıyor oluşum itiyor beni bu karamsarlığa . Bir an için beni terk ettiğini düşünüyorum . Evet işte bu düşünce beynimde çok büyük bir uğuldama yaratıyor . Hiçbir şey hatırlamıyor olmama rağmen en çok bu düşünceyi sahipleniyor beynim . Ismarladığım buzlu çay geliyor .

- Pardon garson bey , biraz garip bir soru olacak fakat ne zaman buraya oturduğum hakkında bir bilginiz var mı?
- Tabii ki , yaklaşık 2 saat kadar oluyor.
- Peki yalnız mıydım ?
- Evet , masaya oturdunuz ve şu ana kadar hiç konuşmadınız .
- …………
- Yapabileceğimiz bir şey var mı efendim ?
- Yo teşekkürler.

Garip bakışlar atarak yanımdan uzaklaşıyor garson ... Kahretsin yapayalnız hissediyorum kendimi bir anda ... Yüz hatlarım donuklaşıyor , bakışlarım silikleşiyor , soğuk hissediyorum . Sen geliyorsun gözümün önüne , sonra birlikte yaptıklarımız ...
Yalnızlığı hiç düşünmemişken birden sensiz oluveriyorum . Dizlerim çözülüyor , ellerim titremeye başlıyor . Başımı ellerimin arasına alıyorum . Kendimi hiç bu kadar sana ait hissettiğimi hatırlamıyorum . Ellerimle şakaklarıma bastırıyorum bunların gerçekliğinden emin olmak için ... Artık yanımda , benimle olmayacağın düşüncesinin karşısında utanarak ağlamaya başlıyorum . Gözlerimi silip , kafamı kaldırıyorum oturduğum yerden ... Ve birden bire kapıdan içeri giriyorsun ... Yanıma geliyorsun , gözlerine bakamıyorum . Kalkıp sıkı sıkı sarılıyorum sana sanki içime sokacakmış gibi

- Ne olur terk etme beni diyorum.
- Terk etmek mi o da nereden çıktı durup dururken diyorsun.
- Ağlamaya başlıyorum .
- Neler oluyor burada bakayım benden habersiz. diyorsun
- Hiç , sadece seni çok özlemişim diyorum .
- Gülmeye başlıyorsun .

Kötümser olmak istemiyorum . Hatırlayamadığım bir çok şeyin beni nasıl biz yaptığını hatırlıyorum . Hatırlayamadıklarımdan bir an için beni terk ettiğini düşünüyorum ve ölesim geliyor .


Fatih ÇIRPAN
2002

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder