Bu Blogda Ara

15 Temmuz 2009 Çarşamba

Ayrılmasak !

-Ayrılmasak !

Demeli böyle durumlarda aslında hiç konuşmamız beklenmeyen bir sırada cevaben. Çok masumca önümüze bakıp kabulleniyormuş gibi yapıp isyan etmek lazım. Terk edilerek zaten en zor durumda bırakılmış oluyoruz. O bunu söyleyebildiğine göre uzun zamandır unutuyor bizi. Daha da zor durumda kalınacak bir olay yok ortada. Yüzsüzleşmek lazım hatta ;

-Senin için zor biliyorum ama!!!

Yarım bırakılan her şey çıplak kalacak şimdi, gereksiz bir hüzün doğacak bu hüzün ikliminin üstüne ek olarak. Ya da dudak bükmek lazım bu bize aptalca gelen öneriye ;

-Ayrılmalıyız !
-Ben hiç de öyle düşünmüyorum .

Biraz da yalnız geçireceğimiz ve oldukça sansürsüz küfür edeceğimiz anlarımızın kırmızısını kusmalıyız . Ayrılmamak daha zor zaten , ayrılmakta bir şey yok. Yelkovana danışmak lazım , onlar hiç mi kavga etmiyorlar akreple. İstemeseler de görüşüyorlar. Belki bu istemezlikler tekrar yakınlaştırıyor onları. Bir saati özleyerek diğer saati görüşmek istemeyerek geçiriyor yelkovan . Her ikisi de o saatin çabucak geçebilmesi için nedenler. Biz neyle geçireceğiz şimdi bu saatleri.

Çok sıradan terk etmektesin beni şu an , zaten hiç iyi hatırlamayacaksın çocukluklarımızı. Biraz daha kötü hatırlamanda bence bir sakınca yok .Böyle düşünmeye devam ederek çok daha sakıncalı şeyler yapabilirim aslında . En iyisi sen git , bu gitmeyle övün uzun süre , ben hiç iyi değilim.


Fatih Çırpan
14.Mart.2005

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder