Kız çocuğu, istemediğini düşündüğü yeni hayatının başladığı o ilk gün görür. Görür görmez de aşık oluverir...
Kız çocuğa aşık olur, çocuk kız için deli dolu olur, velakin bu ikili bir türlü bir araya gelemez. Yani aslında gelirler gelmesine de, hani o istedikleri yakınlık bir türlü gerçekleşmez. 55.000 tane engel ve entrikanın yollarına çıkması kaçınılmazdır, fakat sevgi ,şüphe götürse de zaman zaman, bakidir.
Sinemanın icadından beri işlene işlene ışıldayamaz hale gelen bu klişe, zaman zaman dokunaklı yahut iyi bir maceranın içine gizlenmiş şekilde etkilese de beni, çoğunlukla kendi karakterlerinin imkansızlıklarının sığlığına takılır kalır.
Şimdi elimizdeki materyalin özeti ;
- Twilight
- New Moon
- Eclipse
- Breaking Dawn
- Midnight Sun
Yazar çizer ; Stephanie Meyer.
Kız çocuğa ilk görüşte aşık, çocuk kıza kafadan hasta, aynı zamanda güneşte akça pakça, fazlaca beyaz bir delikanlı. Daha okulun ilk günü araba çarpmasını elinin tersiyle tokatlayan Edward Cullen, kendisi ile ilgili yeterince gariplik yokmuş gibi, seyirciyi işgillendiren ipucunu erkenden belli eder.
Okumayan kalmadı bu Twilight'ı zihniyetiyle çok ayrıntıya girmeden devam etmek zorunluluğu hissediyorum. Bu Edward Cullen, kendisi gibi garipçe 2-3 arkadaşı ile okulda takılmakta, kimselere yüz vermemekte, dolayısı ile yüzleri birikmekte, biriken yüzleri bankaya koyarak sıkı arabalara binmekte ve sıkı evlerde oturmakta.
Zavallı kızımız, daha ilk günden ona aşık olmakta, bir süre sonra karşılıklı oluşan bu çekim gücü ikiliyi birbirine yakınlaştırmaktadır.
Tam oldu bu iş derken, Edward wampir olduğu gerçeğini kıza anlatmakta, fakat korkmaması gerektiğini de öğütlemektedir. Çünkü wampir aşkı başkasına benzemez, ve Edward da başka wampire. Zaten ezelden vejetaryen olan Edward kızı emmeyi hayallememekte , hayalleyen cem-i cümle ailesinin üyelerini de hırlaya gürleye uzaklaştırmaktadır.
Gel zaman git zaman kimi nahoş olaylar (mevzuya kimi başka tozutmuş wampirsel klanlar veyahut grupların girmesi) ile bu masum kızımız, g.t korkusuna doya doya öpemediği Edward ile birlikte, kaçmak zorunda kalır. Edward kahramanca dövüşür, kızı kurtarır ve devreder kimi meraklıları ikinci filme...
İkinci film birinciden beter, Edward, ben sana iyi değilim, yaygın sapık hastalığa tutulur kalkar gider uzak diyarlara.Kızımız per perişan, kendini avutmak için Yakupgile (Jacob) başvurur. Yakup apayrı bir mevzudur. Edward ne kadar wampirse Yakup o kadar kurtdur (werewolf).
Şaka gibi sahnelerden sonra kurta dönüşebilen Yakup, wampir vesaire kovalar yer, fakat kızımıza karşı hissiyatından dolayı, kendi ve kurt arkadaşlarının kıza zarar vermemelerini sağlar.
Bazı yerinde kızımız için, bilemediği, babası tarafından "Sarımsak soyundan mı gelmektedir de başına bir iş gelememektedir" diye düşünmüşlüğüm vardır.
Kızın bir diş sarımsağa dönüşeceği sahneyi bekleyerek geçirdiğim vakit içerisinde bir filmde olabilecek tüm ucubik olaylar vuku bulur.
Hikayeyi yazan dişi olduğundan mütevellit, dişinin kararsız ve aldatsal yönü filmi izleyen herkesleri yer yer kız düşmanı, Yakup sempatizanı, Edward taraftarı yapmaya yetecek düzeydedir.
Film biter, akılda bişey kalmaz.
Üçüncü filme gitmek için ne kadar içilmesi hesaplandığında hesap kabarık çıkar.
Akılda tek cümle kalır.
"Yalnız grupta dağılmalar oluyor, kan sıçrıyor heba oluyor"
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder