Bu Blogda Ara

5 Eylül 2014 Cuma

Bazen en zor şeydir ikinci el araba olmak

Sonra o tanıdık, yumuşak, saçımı okşayan sesiyle başlardı hikayesine ;
“Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, pireler berber develer tellal iken…..”
Yerim yönüm kaybolmuş sürüklenirken tatlı bir boşluk içinde, başlangıç cümlesinden sonra saman içinde kaybolmuş bir kalbur hayal ederdim.
Kalbur nedir görmüşlüğümden değil, neden bilmiyorum. Sanki pek pis ve düzensiz gibi gelirdi herhalde kulağıma.
Evvel zamanlar, karışık zamanlar, düzensiz, işkilli zamanlar diye düşünürdüm.
Az sonra dinlemeyi bitiremeden hayaller alemine gideceğim uydurma hikayeyi çok daha gizemli kılardı işte o kısa tanımlama.
Nereye iz düşsem diye haykırır mıydı nenemin içindeki evvel zaman hatıraları, kimlerden esinlenirdi de bilinçaltının çetrefilinden kopup gelirdi o kahramanlar, uyumadan dinleyebilene sormak lazım.

Bir nenem olsaydı mesela bana hikayeler anlatan uyumadan önce.
Anlatacak mı diye endişelenmeme bile fırsat vermeden. Ben de oturup “kalbur saman içinde” ye takılarak hayal üstüne hayal kursaydım.
İlk nerede kafama takıldı bilmiyorum ama hikaye anlatan bir nenem yoktu, sanırım babam da, ya da annem.

Yine de nedense hep aklımı kurcalamıştır, eski pis, tekinsiz, saman içinde kaybolan kalbur zamanlar. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder