Bu Blogda Ara

11 Haziran 2009 Perşembe

Retro ya da sayılmış gün

İlk kayıtta söylemeye çalıştığım gibi, asma kilitsiz günlük sayılacak gün ile sayılmış günün keyfe keder organa göre düzensiz sıralanması denebilir.
Kilit kırıldı mı bikere, gerisi kendiliğinden gelir.

Tarih imzasından anlaşıldığı üzere kafanın "üstün" karışık olduğu dönemler, sıkıntı yalıtkan botlar kuşanılmış olsa da sıkıntı hissedilmekte, bugün okununca hem anlatım hem yazım dili "küçük" gelse de...

İşte Başlıyor


İşte başlıyor. Her zamanki gibi inişli çıkışlı bir hikaye bu anlatacağım , kahraman bizlerden biri . geçmişine her zaman saygılı olamayan bir yanı var insanların isyan eder gibi sanki yaşadıklarına , bilmiyorum belki böyle bir silah var sürekli kullanılan , hep güzel şeyleri hatırlamak gibi bir zaafımız var . artık kimlerle yaşamıyoruz , kimlere susmuyoruz , yada nerden çıktı bu fotoğraflar ! durun yapmayın şimdi ağlamaya başlarım yoksa…..

Bizi bu yazıyı okurken düşünmeye zorlayan şey ne acaba , bunu bilemiyoruz . Her hor gördüğümüzle aynı tepkiyi verdiren şey ne acaba . Sonra bir gün hep birlikte oturup sohbet etmiştik , kim bilir şimdi nerelerdedirler , yada kimlerledirler …. Hep birlikte olmaya söz vermişlik gibi bir sorumluluk duygusu neden sarıyor durup dururken şimdi…

Ben çok iyi anlatamıyor olsam bile o beni çok iyi anlardı . en iyi dostumdu diyorum size anlamıyor musunuz ? kardeşten daha yakındık ( o dönem ) …. Dönem? Sonra 5. dönemde birbirimizden koptuk . artık çok konuşarak anlaşamıyorduk . çok üzülüyordum bu duruma … hangi anının kimin hafızasında daha canlı kaldığını bilmek imkansız , ve bilemiyorum insanlar bize hain dediğinde çok alınıyoruz , kendi kendimize itiraf edebilsek bile ….

Çok tuhaf şeyler hissediyorum . kötü bir şeyler olmasından korkuyorum . ne acılar paylaştım kendimle , cesur biriydim ben (o zamanlar) … kaç zaman sonra yüzleştiğimi hatırlamıyorum bile …. Hala bir yarım gibidir .. hislerime çok güvenirim ? bu konuda… kimi savunduğumu unuttuğum hiç olmadı ( o zamanlar )!

Onsuz olmaz , olmamalıdır ya da ! peki olmamasını sağlayabilir miyiz ? Olduğuna inanamıyorum . bunu yaşayacağımı hiç düşünmezdim . Bunu yaptığına inanamıyorum , geçen bunca zamanın ardından ... allahım inanamıyorum . bu kadar yalnız hissedebileceğimi hiç düşünmezdim varken …. Yokluğun en kötü tarafı sorularınıza cevap alamamaktır …..

Hava yeni karardı . rüzgar dallara çarpmıyor olmasa orada olduklarını bile bilemeyeceğim . sıcak bir akşam , ben sevmediklerim ve dinmek bilmeyen bir düşünmektir başlayan . her şeyi sorgulamadan , hiçbir noktayı bile atlamadan hayatımda , doldurdum her şeyi küçücük odama . ışıkta nasıl gözüktüklerini göremeyeceğime üzülüyorum . çıt bile çıkmıyor bu siyah kalabalıktan , ne yapacağımı bilemiyorum . küçük bir öksürük , bir damla su ve başlıyor işte . durup dururken ve hiç beklenmedik bir anda geliveriyorlar , onlarla yüzleşmekten kaçtığımızı biliyorlar …
Sakın korkmayın, başlıyor işte herkese iyi şanslar!
Fatih ÇIRPAN
2002 de bir zaman

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder