Bu Blogda Ara

18 Haziran 2009 Perşembe

Nedense Sol Seven Sağcı Kamyoncular

Her sene olduğu gibi baharın, ve nihayet yazın gelmesi ile, bütün kış hayallenen yaz rüyası ve yaz rüyası anateması "anamgilin" yazlığına taşınma faslı başladı. Neresinden bakılsa "kim kime bu eziyeti yapar" a çengel bulmacalanmış bu süreç, bu sene evrenin ona ihtiyacı olduğundan henüz habersiz "the one" adam Sarp'ın varlığı ile karmaşanın en üst seviyesinde vuku buldu.
Sıkıysa taşınma "anamgilin" yazlığa, sıkıysa hergün iş gidiş-dönüşü gördüğün o "alevtopları" (burada alevtopu adının ne olduğunu bilmediğim, hayır, bilmek için de pek çabalamadığım ve fakat son derece farkında olduğum yaz habercisi bir tür sanırım yabani çiçek türünü temsil eder. daha detaylı bilgi için bkz. istanbul otobanı kenarları, kenar tepeleri, kenar oyukları, köprü dipleri...) sayesinde anlamsız sırıtayazan surat ifadeni hiçe say. Mümkün değil elbet böyle bir anlamsız direnişi sahiplenmek. Başlıyor bir koşuşturma, yazlık temizlenecek, önce "anamgil" taşınacak bir nev-i öncü birlik gibi, sonrasında denemeler yapılacak bir-iki haftasonu, en sonunda biz(bu sene 3'üz) bütün evi 2 hatırı sayılır bavula paketlemeye çalışıp varacağız anatemaya ve neden sonra çıkıp verandaya oradan da bahçeye çekeceğiz bir "oh" da diyeceğiz, "yaz geldi yine be, mis gibi yazlık ".

Hikaye ana hatlarda bu şekilde ilerlese de, hem gündelik hayatında hem özel durumlarda (istanbul) trafik mağduru bir kimse olduğumdan, karayolsal açıdan irdelenecek bazı ayrıntılar da hikayenin yan öğeleri sayılabilirler. Her ne oldu ise oldu ve kaçınılmaz olarak "anamgilin" yazlığa yerleşildi. Yazlık konum olarak ofise 80 km'cik kadar uzak ve bu aynı zamanda balkan ülkeleri ile şehr-i stanbul 'un arasında kalan bölümü güvenli ve hızlı alabilsin diye cemi cümlemiz, otobanvari bir yol inşa etmiş pek sevgili "tonton" umuz. Yazlık iyi, güzel ama işe gidilmesi de bir o kadar zorunlu, hatta mücbir, bu durumda her gün "oh ulan yaz geldi" bize 160küsür kilometreye mal olmakta ve malesef bu yolculuğu Avrupa - Türkiye arası mekik dokuyan yüzlerce nakliye firmasının bilumum filolarının fink attığı aynı yol üzerinden gerçekleştirmekteyiz.

Yazlık "bir an önce varalım" kıvam, bu yüzden bizden çok daha ağır seyreden, seyretmesi beklenen, seyretmesi de gereken taşıma araçlarını yere göre 120-130 onlara göre 70-80 km/saat hızla deliler gibi sollayarak, yolun bize uygun çıkışına ve yazlığa koşaradım varmak gerekmekte.

Hiç kamyon ya da uzun yol şoförlüğü yapmadığım için bilemiyorum fakat kimi şehirlerarası duraklamalarda şahit olduğum, oldukça tutuculuk, yer yer gericilik, düpedüz cahillik gibi bir takım örneklemelerden yola çıkarak, o as(a)masada kendi sloganını çok fena sağcı bu güruh, iş yola geldi mi değme solcu dan daha solcu kesiliyor.

"Yolda siyaset mi olur abijim" bitirimliğindeki bu "abimgil", o şerit senin, bu şerit dayıoğlunun düsturunda o yolu, ve yolculuğu çevresindeki herkese zehir etme misyonunu elit bir şekilde başarıyorlar. Allahın her günü, hem de günde iki kere, "oh be yaz geldi" diyebilmek için çekilen bu eziyet ve direksiyonunun başında oturmuş, insandan çok bu mevsim marmarayı basan dev denizanalarına benzeyen tiplerle yanyana bulunmak, gıcıklaşmak, onlarlaşmak gibi bedeller ödemek zorunda kalmak...

İşçi partisinden genel başkanlığa adaylığını koyduğu gün "abimgil" den birileri, işte o gün bırakıcam galiba bu "anamgilin" yazlığa gitmeleri.....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder