Vaktinde bolca karışan kafamın içinde çıkılan gezmelerde, takmazsak kafayı eğer kıvrımları bizden önce işaretleyen diğer memelilere, ulaşılabilir mi fatihsel düzlemde apsisimin ordinatıma "tık" dediği yere...
Bu Blogda Ara
18 Mayıs 2012 Cuma
İçimdeki babayı ararken...
- Gel buraya !
dedi her zamanki buyurgan ses tonuyla,
- Takip et arkamdan !
Çoğu zaman özen göstersem de yapmamayı başaramadığım hatalar, dönüp dolaşıp dinlediğim uzun ve aynılaşan nutuklar. Hep tekrarlanan ama zerre gücünü kaybetmeyen bu his...
- Otur karşıma !
yine aynı his, olacaklardan ya da duyacaklarımdan korkmak değil, onu bu hayal kırıklığına uğratmaktan duyduğum utanç.
- Bu yaptıklarının sonuçlarını biliyorsun değil mi!
- Beni hayal kırıklığına uğrattın !
- Biliyorum
- Bak ! Oğlum, senin kılına zarar gelmesini istemiyorum.
- Baba
- Senin yerine bu acıları çekemem biliyorum ama ...
- Baba
tüm kırgınlıklarına rağmen yine haşmetiyle yanımda, gözleri gözlerimde, sağ eli saçlarımı okşarken, hıçkırarak ;
- Baba ben kayboldum!
- Biliyorum oğlum
- Baba
- Şşşşşş, geçecek, her şey düzelecek...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder